news etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
news etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ağustos 2014 Salı

Kelle kesen IŞİD'ciler Türk çıktı.

Kelle kesen IŞİD militanlarının içi Türk dolu

Irak ve Suriye'de dehşet görüntülerin yaşanmasına neden olan Irak Şam İslam Devleti IŞİD hakkında Alman basınında yer alan haber tüyler ürperten cinsten. Çünkü Örgütte çok sayıda Türk militanı yer alıyor.

Irak ve Suriye'de dehşet görüntülerin yaşanmasına neden olan Irak Şam İslam Devleti IŞİD hakkında Alman basınında yer alan haber tüyler ürperten cinsten. Çünkü Örgütte çok sayıda Türk militanı yer alıyor.

İnfazları ile eylemleri ile Dünya'nın en acımasız ve vicdansız örgütlerinden birisi olan Irak Şam İslam Devleti IŞİD hakkında ilginç bir iddia basında yer aldı bugün.

Alman Die Welt gazetesi IŞİD hakkında dikkat çekici bir haber yayınladı.


Adını 'İslam Devleti' olarak değiştiren, kamuoyunda daha çok 'Irak Şam İslam Devleti' olarak tanınan IŞİD ile ilgili analiz haber yayınlayan Alman Die Welt Gazetesi, örgüte Araplar'ın dışında en çok Türklerin katıldığını yazdı. Gazete, kullandığı haberinde "IŞİD'in Türk Birliği" başlığını kullandı. Gazeteye göre IŞİD'in yüzde 10'u Türk. Türk kökenlilerin IŞİD tarafından eğitildikten sonra tekrar Türkiye'ye döndüğü kaydedilen haberde, Türkiye'de pasif durumda bekleyen militanların zamanı geldiğinde Türkiye içerisinde harekete geçeceği iddialarına yer aldı.

"IŞİD SAFLARINDA EN ÇOK TÜRKLER SAVAŞIYOR"

Gazetenin Budapeşte bürosundan Boris Kalnoky imzasıyla yayımlanan haberde, IŞİD'e Avrupa'nın bir çok ülkesinden militan katılımı olmasına karşın, Arap olmayan ülkelerden IŞİD saflarında savaşanların en çok Türkler'in bulunduğu öne sürüldü.

"AVRUPA'DAN 1200 MİLİTAN TÜRKİYE ÜZERİNDEN IŞİD'E KATILDI"

Avrupa ülkelerinin istihbarat birimlerine göre, Avrupa'dan 1200 dolayında militanın Türkiye üzerinden Suriye'ye geçerek IŞİD saflarına katıldığı belirtilen haberde, bunların savaştıktan sonra yine Türkiye üzerinden Avrupa'ya döndüğü, bunun Ab ile Türkiye ilişkilerini yakın zamanda olumsuz etkilemesinin kaçınılmaz olacağı savunuldu.

"IŞİD'İN YÜZDE 10'U TÜRK"

Yazıda, "Ankara'nın elindeki bilgilere göre, IŞİD saflarına katılan Türk vatandaşlarının sayısı 1000'i aşmış durumda" ifadelerine yer verilirken, 10-15 bin dolayında olduğu tahmin edilen IŞİD militanlarının en az yüzde 10'unun Türk olduğu iddia edildi.

"AVRUPA'DAKİ TÜRKLERDEN KATILIM VAR"

Almanya, Fransa, Belçika, Avusturya ve diğer Avrupa ülkelerinin vatandaşı olan Türk kökenlilerden de IŞİD'e katılım olduğuna vurgu yapılan haberde, böylece IŞİD içerisinde Türk unsurunun önemli yer tuttuğuna dikkat çekildi.

"EĞİTİLEN MİLİTANLAR TÜRKİYE'YE GÖNDERİLDİ, ZAMANI GELDİĞİNDE HAREKETE GEÇECEKLER"

Medyada yer alan ve IŞİD komutanlarına ait olduğu öne sürülen kimi iddialara göre, çok sayıda Türk kökenlinin IŞİD tarafından eğitildikten sonra tekrar Türkiye'ye döndüğü kaydedilen haberde, Türkiye'de pasif durumda bekleyen militanların zamanı geldiğinde Türkiye içerisinde harekete geçeceği iddiaları da yer aldı.

"IŞİD'İN TÜRKİYE'Yİ TEHDİT EDER HALA GELMESİ İRONİK"

Türkiye'nin IŞİD'e, Esad'a karşı savaşması konusunda başından beri destek verdiği belirtilen Die Welt'in analiz haberinde, şimdi IŞİD'in Türkiye'yi tehdit eder hale gelmesinin tam bir ironi olduğu belirtiliyor.

"KAMUOYUNDA REHİNE SORUNU DİYE BİR ŞEY YOK"

Haftalardan bu yana Türkiye'nin Musul Başkonsolosu da dahil 50 personelin IŞİD'in elinde rehin olduğunu hatırlatan Die Welt Gazetesi, "Ankara sorunu çoktan çözmüş durumda. Kim rehineler konusunda haber yaparsa, soluğu mahkemede alıyor. Böyle olunca, kamuoyunda rehine sorunu diye de bir şey yok" diye yazdı.

1 Ağustos 2014 Cuma

Konyadaki Meke gölü kurudu.

Meke Gölü kurudu, kırmızıya büründü

KONYA'nın Karapınar İlçesi sınırlarında bulunan ve dünyanın nazar boncuğu olarak adlandırılan Meke Gölü yüzde 99 oranında kurudu. Yağışların az olması ve yer altı sularının çekilmesiyle kuruyan krater gölde, tuz tabakaları oluştu. Su bulunan az bir bölümü ise kırmızı renge büründü. Artık eski görünümünden eser kalmayan Meke Gölü'nde oluşan kırımızı görüntü "Meke gölü kururken kan ağlıyor" yorumlarına neden oldu.

Konya Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Doç. Dr. Fetullah Arık, Meke Gölü'nün volkanik bir göl olduğunu söyledi. Bu özelliğiyle de dünyanın nazar boncuğu olarak bilindiğini ve dünyada bu tür oluşumların yaygın olmadığını belirten Arık, "Ancak son yıllarda artan kuraklık ve yer altı suyu tüketiminden Meke Gölü de nasibini aldı. Hemen yanı başımızda bulunan bu doğal güzellik yok olma noktasına geldi. Zaten bir kaç yıldır can çekişiyordu ve şimdi bitme noktasına geldi. Yer altı seviyesi bütün havzada düştüğü için artık Meke Gölü de yer altı sularından beslenmiyor ve ancak mevsimsel yağışların birikimi ile su topluyor." dedi.

BU GÜZELLİK TARİHE KARIŞACAK

Meke Gölü'nün tuzlu bir göl olduğunu ve geçmiş dönemlerde tuz havzası olarak kullanıldığını belirten Arık, "Su azaldıkça ve buharlaştıkça tuz kristalleri oluşuyor. 1-2 yıl sonra orada tamamen tuz kristallerinden oluşmuş bir bölge göreceğiz. Daha sonraki süreçte çöl rüzgarı ile tozlar orayı tamamen kapatınca da böyle bir güzellik tarihe karışmış olacak. Şu anki gidişat ta bunu gösteriyor." diye konuştu.




KIRMIZIYA BÜRÜNDÜ

Kuruyan Meke Gölü'ndeki su birikintisinde oluşan kırmızı renge de açıklık getiren Arık, şunları söyledi:
"Birçok tuzlu ve sodalı göllerde bu oluşumu görüyoruz. Bunlar bu tür göllerde oluşan bir takım mikro organizmaların kalıntıları. Belirli gün ve dönemlerde yoğunlaşarak kırmızı rengi verirler. Su miktarı ciddi bir şekilde azaldığı için sanki gölde tamamen kırmızıya boyanmış gibi görünüyor."

MEKE GÖLÜ KURURKEN KAN AĞLIYOR

Meke Gölü'nde yaşanan kırmızı görüntüyü 'Meke Gölü kururken kan ağlıyor' şeklinde yorumlayan Arık, "Meke şu an da orta Anadolu’daki göller ve sulak alanlar gibi kan ağlıyor. Geçen zaman zarfında birçok sulak alanımız kurudu. Bu sadece insanların yoğun kullanımından değil devam eden kuraklıktan kaynaklanıyor. Yıllık yağış ortalaması bölgede metrekarede 320 milimetre seviyesinde iken son bir kaç yıldır 300'ün altına düştü. Dengenin sağlanması için yağışı periyodu beklememiz gerekiyor." dedi.

Engin Altan Düzyatan Yeni Aşkı Neslişah Alkoçlar Kimdir?

Nişanlısı Özge Özpirinçci ile ilişkisini noktalayan Engin Altan Düzyatan, yeni bir aşka yelken açtı.

Engin Altan Düzyatan, yeni bir aşka yelken açtı. Uzun yıllardır birlikte olduğu ilişkisinin üzerine bu kadar kısa sürede nasıl hemen aşık olduğu merak edilen Düzyatan, Hülya Koçyiğit'in torunu Neslişah Alkoçlar ile olduğu iddia edildi. Peki, Neslişah Alkoçlar kimdir?

Ünlü oyuncu, Hülya Koçyiğit'in torunu Neslişah Alkoçlar'la birlikte. İkili, geçtiğimiz günlerde İzmir'de samimi şekilde dolaşırken görüldü. Alkoçlar, işadamı Batu Aksoy'la evlenmiş ve 2010 yılında da boşanmıştı.

Neslişah Alkoçlar Kimdir?

Hülya Koçyiğit’in torunu olarak da bilinen Neslişah alkoçlar, Gülşah alkoçlar ve Ender Alkoçlar’ın 2 kızından birisi. Henüz 21 yaşında olan Neslişah Alkoçlar, annesi ve ananesi gibi erken evlilik yaptı. Lakin Batu Aksoy ile 1 yıllık evliliğini boşanma ile sonuçlandırmak durumunda kalmıştı. Geçtiğimiz günlerde ise hakkında ehliyet sınavına yerine başkasını sokmaktan yani sahtecilikten dava açılmıştı.

Hayatında en çok sevdiği insanın ananesi Hülya Koçyiğit olduğunu belirten Neslişah Alkoçlar her gördüğünde kadının yaratıldığını hissediyormuş. Ayrıca ailede en fazla ananesiyle vakit geçirdiğini de belirtiyor. Ayrıca Neslişah Alkoçlar’ın twitter hesabınında gizli olduğunu belirtmekte yarar var.

30 Temmuz 2014 Çarşamba

Gazze Gerçekten dümdüz oldu




Gazze'de yürürlüğe giren 12 saatlik geçici ateşkes, İsrail'in Şucaiyye mahallesinde gerçekleştirdiği katliamın boyutlarını gözler önünde serdi.

Şucaiyye gerçekten dümdüz oldu

İsrail'in saldırıları sonucu şehrin tamamı gerçekten dümdüz olurken, ortaya bu felaket görüntüler çıktı.

Bu kadınlar Türk erkeklerine satılıyor.

Savaştan kaçan Suriyeli kadınlar Türk erkeklerine satılıyor
Suriye'deki savaştan kurtuldular, ancak Türkiye'de kuma hayatına mahkum oldular. Mardin ve Urfa'da kuma olan Suriyeli kadınların sayısında artış yaşanıyor.


Güneydoğu’nun özellikle sınır kentlerine sığınan ve Türklerle "ikinci eş" olarak evlendirilen Suriyeli kadın sığınmacı sayısında artış yaşanıyor. Özellikle Mardin ve Urfa illerinde, savaş sonrası gelen Suriyeli kumalar dikkat çekiyor. Kumalar aynı eve ikinci eş olarak getirildiği gibi, tek başına tutuldukları ayrı evlere de yerleştirilebiliyor.

Al Jazeera Türk, Mardin ve Urfa’da faaliyet yürüten kadın merkezleri ve uzmanlarla konuştu, kumalık sorununu yerinde araştırdı. Mardin’de
kumalığın en yaygın olduğu yerKızıltepe İlçesi. Kızıltepe'de mağdur kadınlarla ilgili çalışmalar yürüten NUDA Kadın Merkezi’nin sosyoloğu Emine Konak’a göre, merkeze son bir yılda 25 kadın kuma olarak başvurdu. Ancak gerçek sayının çok daha fazla olduğunu söylüyor. Konak’a göre, sadece bu bölgede savaş sonrası 200’e yakın Suriyeli kadın, kuma oldu:

“Savaştan kaçıyorlar. Hayat beklentileri daha farklı. Ama buraya geldiklerinde başka bir hayatla karşılaşıyorlar. Fuhuş, uyuşturucu, kumalık gibi seçenekler de bekliyor. Savaştan kaçıp buraya sığındılar ama yeni bir savaş veriyorlar. Evlilikleri kurtuluş olarak görüyorlar. Kumalar daha çok Haseke, Kamışlı, Amude’den gelenlerden oluyor. Kuma sayısında savaş sonrası çok artış yaşandı"
"Para karşılığı satılıyorlar"

Peki Suriyeli sığınmacı kadınlar ikinci eşliği isteyerek mi kabul ediyor? Sosyolog Konak’ın yanıtı ‘kesinlikle hayır’ oluyor:
“Kadınlar severek anlaşarak ikinci eşliği kabul etmiyor. Bir nevi parayla satılıyorlar. 5- 10 bin lira karşılığında aileleri tarafından veriliyorlar.”
Türk yasaları ikinci evliliği yasal olarak kabul etmiyor. Konak, bu yüzden evliliklerin resmi değil, imamlar tarafından kıyılan nikahlarla yapıldığını hatırlatarak, Diyanet Başkanlığı’na çağrıda bulunuyor:

“İmamlar bu nikahları kıyarak suç işliyor. Bunu bile bile yapıyorlar. Para karşılığı nikah kıyanlar var. Önüne geçilebilir. Diyanet, imamların bilinçlendirilmesi için açıklama yapmalı.”

Konak’ın çalışmalarında tespit ettiği bir diğer konu, kumalığın aynı zamanda aileleri parçaladığı. Kumalığın özellikle çocukları çok mağdur ettiğine dikkat çeken Konak, “Ekonomik durumu iyi olan,eğitimli
kadınlar kumayla yaşamayı istemiyor, boşanma davası açıyor. Ama durumu iyi olmayan kadınlar mecbur katlanmak zorunda kalıyor” diyor.
‘Kuma ailemizi dağıttı’

Hayat Akman, Mardin'de yaşıyor. Kocası, Suriyeli kumasını Kamışlı kentinden bir buçuk yıl önce getirmiş. Suriyeli ikinci eş için ayrı bir ev tutulduğunu söyleyen Akman, kocasının üç ay öncesine kadar evlerine gelmeyi sürdürdüğünü de dile getiriyor:

“Her seferinde kavga ediyorduk. Beni, kızımı dövüyordu. Artık gelmiyor. Benden boşanma davası açmış. Boşandıktan sonra Suriyeli ile resmi evlilik yapacak. Ama ben boşanmak istemiyorum. Bu kadının gitmesini istiyorum.

Eşimle oğlum bana dönsün. Bilerek severek evlendik. 24 yıldır beraberdik. Daha 13 yaşındayken onu sevdim, babam vermedi, evden kaçtım. Hala seviyorum. Kuma huzurumuzu evliliğimizi bozdu. İkinci eşler olmasın. Aileler dağılmasın. Bizim yaşadıklarımız ortadadır.”

Kumalık sorunu Mardin'in Nusaybin İlçesi’nde ise bu boyutta yaşanmıyor. İlçede kadın mağdurla ilgili çalışmalar yürüten Gül Şilav Kadın Merkezi’nin sosyoloğu Sadiye Aksoy’a göre, savaş sonrası kuma, fuhuş, dilencilik gibi sorunlar sınır kentlerinde olduğu gibi Nusaybin’de de arttı. Ama kumalık diğer bölgelere oranla daha az yaşanıyor. Sosyolog Aksoy, “Eğitim düzeyi, politik, sosyo-kültürel yapısı ve akrabalık bağlarından dolayı diğer bölgelere oranla Nusaybin'de kumalık olgusuna daha az rastlanmaktadır.” diyor.
Urfa merkezde bir yılda 80 kuma

Gerek Suriye’deki savaş öncesi, gerek sonrası kumalığın yoğun yaşandığı kentlerden biri de Urfa.

Kumalık sorunu bu kentte yıllardır kadınların en fazla mağdur olduğu konulardan biri. Hatta sadece iki eşlilik değil, üç, dört eşli olanlara rastlamak bile mümkün. Şanlıurfa Barosu Kadın Hakları Danışma Merkezi sorumlusu Birgül Yılan’a göre, sadece Urfa merkezde 2013’te 80’e yakın Suriyeli sığınmacı kadın kuma oldu. Yılan, Urfa’da Suriyeli sığınmacıların kuma sayısıyla ilgili olarak;

“Artış yaşandı hem de çok ciddi oranlarda” diye yanıtlıyor:

“Savaştan önce ekonomik durumlarının iyi olmamasından dolayı da Suriyeli kadınlar geliyordu, evlilikler vardı. 3 bin ila 15 bin lira arasında değişen fiyatlarla kadınlar getiriliyordu. Ama savaş olduktan sonra buraya yapılan göçlerle birlikte sayıda vahim bir artış oldu. Kendi ailemin içinde yaşayan kadınlar bile var. 2013 yılında bize mağdur kadınların yaptığı başvuru sayısı 970’ti. Bunlardan 488’i kadın boşanmasıydı. Bu rakamın 80'e yakını kumalıktan dolayı boşanma davası açmak için başvurdu. Bu yıl ise sadece 5 kadın başvurdu. Bu beş boşanmanın da sebebi yine Suriyeli kadındı.”
Şanlıurfa KAMER Başkanı Gülseren Kaplan ise, “Bunlar genelde dini nikahla evlenen kişiler. Genel başvurulardan o şekilde anlıyoruz. Daha önce ciddi başlık paraları veriliyordu, şimdi kolay evleniyorlar” diyor.
"Kumalığı zorla kabul ediyorlar"

Bu yıl büyükşehir statüsü kazanan ve BDP’nin kazandığı Mardin Büyükşehir Belediyesi, Kadın Daire Başkanlığı’nı meclisten geçirerek, resmileştirdi. Daireye bağlı olarak Kadına Şiddetle Mücadele Müdürlüğü kurulacak. Amaç, ailede, toplumda şiddet gören, tecavüze, cinsel tacize uğrayan, kuma olan mağdur kadınları tesbit etmek ve korumak. Yaşam Destek Evleri de kuracak olan belediye, mağdur kadınların kolay erişebilirliği için, “Alo Şiddetle Mücadele” hattı oluşturuyor. Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Februniye Akyol’la kumalık sorununu konuştuk.

Akyol, “Yanıbaşımızda bir savaş ve vahşet var. İnsanlar savaştan kaçıyor, can derdine düşüyor. Buraya geldikleri zaman da çok da iyi bir ortama sahip olmuyorlar. Can havliyle kendilerini attıkları yerde bir anda açlıkla karşı karşıyla kalıyorlar. Barınacakları yer yok. Yeterince imkan yok. Ya fuhuşa düşecekler ya kuma olacaklar. Genelleme yapmıyorum ama kumalığın yanısıra bir fuhuş da sözkonusu. Çocuk istismarı, çocuk gelinler yine aynı şekilde. Bunların tamamı birbiriyle bağlantılıdır. Kumalık da bir fuhuştur. Adama bakıyorsunuz evi var, çocukları var ailesi var. Geçindiremiyor, yokluktan yakınıyor. Ama ikinci eşi alıyor.” diyor.

Akyol, kadınların isteyerek kumalığı kabul etmediğini hatırlatarak, “Zorla kabul ediyorlar ya da yozlaşmışlardır. Başka çıkış noktası yok. Aç kalacaklar, sürüklenecekler” diyor. Akyol, kuracakları Alo Kadınla Şiddet Hattı ile kumalıktan kurtulmak isteyen kadınlara da yardımcı olacaklarını söylüyor.

29 Temmuz 2014 Salı

Cem Yılmaz'dan Arınç'a kahkaha göndermesi geldi.

Cem Yılmaz'dan Arınç'a kahkaha göndermesi
Bülent Arınç'ın 'kadın ortalık yerde kahkaha atmamalı' sözlerine ünlü komedyen Cem Yılmaz'dan manidar gönderme..

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bursa Valiliğin tarafından düzenlenen bayramlaşma törenine katıldı. Arınç yaptığı konuşmada "Erkek zampara olmayacak. Eşine bağlı olacak. Kadın ise, iffetli olacak. Herkesin içerisinde kahkaha atmayacak" dedi

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç'ın 'Kadınlar ortalık yerde kahkaha atmamalı' sözlerine ünlü komedyen Cem Yılmaz twitter'dan gönderme yaparak cevap verdi. Yılmaz, 'Erkek ortalık yerde kahkaha atmamalı.. hele ki espriden anlamıyorsa..' diye yazdı.


'İsrail’i tarihte ilk kınayan benim'

Diğer cumhurbaşkanlığı adayları Erdoğan ve Demirtaş’ı arayan ve bayramlarını kutlayan Ekmeleddin İhsanoğlu, bayramın ilk gününü İstanbul’da geçirdi. Evinden çıkarak yolda vatandaşlarla bayramlaştı

Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, “Tüm Müslüman kardeşlerimizin bayramını kutluyorum. Irak’ta gaddar, terörist çete tarafından tutulan rehinelerin serbest bırakılmalarını umuyorum. İnşallah bu bayram serbest bırakılırlar” dedi. Bir vatandaşın İsrail’e Gazze konusunda tepki göstermediğini ifade etmesi üzerine İhsanoğlu, “İsrail’in vahşeti ilk değil. Tarihinde ilk kez İsrail’i kınayan, savaş suçu işlediğine dair, yasaklanmış silah kullandığına dair, raporu ben çıkardım. Ben İsrail’i yüz defa kınadım.


BİN DEFA DAHA YAPARIM


Bin defa daha kınarım. Çünkü bu senaryoyu bir daha göreceksiniz. Hiç kimse karşı duramıyor. Sırf bağırarak mı? Kınayarak mı? Bir arkadaşın bir lafı var. Kınaya kınaya kına gecesine döndük. Biz kınıyoruz da, başkaları kınıyor da netice ne oluyor. Netice almamız için birlik olmamız lazım. Genel sekreter olarak bunun yollarını aradım. Başardıklarım var. Başaramadıklarım var” diye konuştu.
Bu arada Köşk adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, ilk turu 10 Ağustos’ta yapılacak cumhurbaşkanı seçim sürecinde diğer iki Köşk adayları Başbakan Erdoğan ve Selahattin Demirtaş’ı arayarak bayram tebriklerini ve temennilerini iletti. İhsanoğlu, CHP ve MHP’nin de aralarında olduğu parti liderlerini arayarak bayramlarını kutladı.


“Önemli olan vatana sadakat”


Cumhurbaşkanı adayı Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu, rakip Köşk adayı Başbakan Erdoğan’ın “Kahire doğumlu” diyerek Türk olmadığı iddiasına cevap verdi. Önceki gün İstanbul’da Edirnekapı Şehitliği’ni ziyaret eden İhsanoğlu, “Birçok Türk gibi ben de gurbette doğdum. Önemli olan gurbette doğmak değil vatana sadık olmaktır” ifadelerini kullandı.